Timur’un Laneti

Dünya tarihinin gördüğü gelmiş geçmiş en büyük askeri ve siyasi dehalardan biri: Timur

Dünya tarihinin gördüğü gelmiş geçmiş en büyük askeri ve siyasi dehalardan biri: Timur. Ona sağ ayağı aksak kalacak şekilde darbe aldığından dolayı Farsça Timurlenk, Türkçe olarak ise Aksak Timur deniliyor. 1370’ten itibaren düzenlediği seferlerle Harezm, Deşt-i Kıpçak, İran, Irak, Suriye ve Hindistan’ı kapsayan topraklara hakim olup 1402’de yapılan Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’i mağlup etmiş.

Seferlerinin en kanlısı ve uzunu Batı Asya’daki seferleri olmuş. Birincisi üç, ikincisi beş ve üçüncüsü yedi sene sürmüş. Seferleri sırasında ele geçirdiği şehirlerin bazılarını yakıp yıkmış kellelerden kuleler yapmış. Kan dökücülüğü ve tahripkarlığına rağmen özellikle Semerkant’ın imarına çok önem vermiş. Girdiği hiçbir ülkede de âlimlerin incitilmesine müsade etmemiş. Seferlerinin çoğunu Türk-İslam ülkeleri üzerine yönelttiği için eleştirilmesinin yanı sıra Timur’un, Orta Asya göçebelerinin İslamlaşmasında büyük rolü olmuş. Timur’un kurduğu devlet, Türk-Moğol devlet esasları ve askeri teşkilatı unsurları ile İslam medeniyeti unsurlarını bünyesinde bir arada barındırıyormuş.

Timur, 18 Şubat 1405 tarihinde, Çin’e sefere giderken Otrar’da 69 yaşında ölmüş. Hemen, Semerkand’a getirilerek torunu Halil Sultan tarafından, daha önce ölmüş olan torunu Muhammed Sultan’ın Ruh Abâd yakınlarındaki medresesine defnedilmiş.

1941 yılına gelindiğinde ise 2. dünya savaşının en hararetli yıllarında Stalin’in verdiği bir emirle bir grup antropolog Özbekistan’a gönderilmiş. Stalin’in Sovyet antropolog Mikhail Gerasimov liderliğindeki ekibe verdiği görev Timur’un mezarının bulunması ve cesedinin mezardan çıkarılarak inclenmesi imiş. Ancak Timur Özbekistan’da bir ulusal kahraman olarak görülmekteymiş ve ayrıca mezarın lanetli olduğuna dair bir inanış varmış. Yerel müslüman din adamları mezarın açılmasına karşı çıkmış, birçok protesto yapılmış. Antropologları eğer Timur mezarında rahatsız edilirse üçüncü günde büyük bir felaket olacağı konusunda uyarmışlar. Anıt mezarında her kim olursa olsun Timur’un mezarını deşerse ülkesine savaş şeytanlarının dolacağını söyleyen bir yazı olduğu söyleniyormuş. Tüm bu uyarıları yerel bir batıl inanç olarak kabul edip gözardı eden Mikhail Gerasimov 19 Haziran 1941 tarihinde mezarı açarak Tümur’un cesedini incelemiş. Tabutunun dışında yazılı olan ” ben ölümden uyandığımda tüm dünya titreyecek” yazıtı dikkate alınmamış.

Ancak tesadüf bu ya! Timur’un mezarının açılmasından 3 gün sonra 22 Haziran 1941’de Nazi Almanyası Sovyetler Birliğine savaş ilan edip Barbarossa operasyonunu başlattı.Bu sürpriz saldırı ile Sovyetler Birliği’ni işgal etti. Bu işgal bütün dünyayı titretmişti.

Birçok kişi hala Nazi Almanya’sının Sovyetler Birliği’ni işgalini Stalin’in emriyle Sovyet antropologların Tümur’un mezarını açmasına, yani Timur’un lanetinin tutmasına bağlamaktadırlar.

Alman-Sovyet savaşının dönüm noktası ise Stalingrad savaşındaki sürpriz Sovyet zaferidir. Bu zaferden önce meydana gelen bir olay ise hayli ilginçtir. Stalin Timur’un cesedinin Özbekistan’da islami usullere uygun bir şekilde yeniden defnini emretmiştir. Böylece lanet sözde kaldırılmış, ancak Sovyetler sonunda Almanya ile olan savaşı kazanmış olsa da işgal sırasında yaklaşık 7,5 milyon Rus ölmüştür.

Bir Cevap Yazın

*