“Paris’te düzenlenen Ortadoğu Barış konferansı saçma”

İsrail Başbakanı Netanyahu, Filistin-İsrail sorununa çözüm arayışlarının ele alındığı Paris Barış Konferansı’nı “saçmalık” diye niteledi. Hamas Sözcüsü Kâsım’a göre de, konferans “vakit kaybı” ve “daha önceki başarısız barış konferanslarının yinelenen bir kopyası”.

İsrail hükümetinin haftalık kabine toplantısında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “İsrail’e bazı şartları empoze etmek amacıyla Fransa ile Filistinliler arasında koordine edilen saçma konferans, bizim milli menfaatlerimizle uyuşmuyor” dedi.

Netanyahu, Paris Barış Konferansı’nın barışı getirmediğini öne sürerek, “Bu konferans barışı uzaklaştırıyor. Çünkü Filistinlilerin tavrını daha çok marjinalize ediyor. Böylece doğrudan şartsız barış görüşmelerine katılmamalarına neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Konferansı eleştiren Netanyahu, “Paris Konferansı dünün dünyasının son çırpınışlarıdır, yarın çok farklı olacak ve yarın pek yakındır” diye konuştu.

Öte yandan İsrail Muhalefeti Lideri İsaac Herzog ise, Netanyahu’nun Paris’te düzenlenen konferansa katılmamasını eleştirerek, “Paris Barış Konferansı’na katılması gerekiyordu, mücadeleden vazgeçmesi değil” dedi.

Knesset’teki Siyonist Blok lideri Herzog Twitter‘dan, “Netanyahu, devletin bu çatışmadaki net tavrını ortaya koymalıydı. Çatışmadan kaçmamalıydı” yazdı.

Hamas: Konferans vakit kaybı

AA‘ya konuşan Hamas Sözcüsü Hazım Kâsım, konferansla ilgili, “Vakit kaybı ve daha önceki başarısız barış konferanslarının yinelenen bir kopyası niteliğinde” değerlendirmesini yaptı.

Konferansın, Yahudi yerleşim birimleri inşâsının ve Yahudileştirme siyasetinin sürdüğü, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının arttığı bir ortamda yapıldığını söyleyen Kâsım, Paris konferansından Filistin davasına ilişkin adaletli bir sonuç çıkmayacağını savundu.

Hamas Sözcüsü, Filistin yönetimine “Filistin meselesine faydası olmayan bir duruma önem vermemeleri” ve Filistinli gruplar arasında uzlaşının sağlanarak ayrılığın sonlandırılması çağrısını yaptı.

Filistin halkına, değişmez haklarına ve ulusal uzlaşıya zarar verecek hiçbir formülün kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kâsım, “Hamas, İsrail’le siyasi görüşmeleri reddediyor. Tarihi Filistin topraklarının özgürleştirilmesi için silahlı direnişin etkinleştirilmesini istiyor” diye konuştu.

Hollande: Taraflara herhangi bir parametre dikte etmek söz konusu değil

Paris’te yaklaşık 70 ülke, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Arap Birliği ve İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT) temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen Orta Doğu Barış Konferansı’nın açılış konuşmasını Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande yaptı. Konferansa Türkiye’den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katılıyor.

İsrail-Filistin barışının sağlanması için taraflar arası müzakerelerin şart olduğunu belirten Hollande, “Yıllardır desteklenen iki devletli çözümün son gelişmelerle tehdit altında olduğunu görüyoruz. Taraflara herhangi bir parametre dikte etmek söz konusu değil. Çözüm tarafların müzakereleri doğrudan yürütmeleri halinde sağlanabilir” dedi.

İki devletli çözümün eski bir hayâlden ibaret olmadığını anlatan Hollande, taraflar arasındaki diyalog eksikliğinin ve aşırılık yanlısı grupların saldırılarının bölgede güvenlik sorunu oluşturduğunu ifade etti.

İsrail’in bölgedeki yerleşim faaliyetlerinin çözümü zorlaştırdığına işaret eden Hollande, “İki devletli çözümün sağlanması sadece İsrail ve Filistin’e değil bütün dünya için de önemli. Bu sadece eskiden kalan bir sistem değil. Bu uluslararası toplumunu da arzu ettiği bir çözüm. BM de konuyla ilgili oy birliğiyle aldığı karar da bunun göstergesi” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin barışa destek verdiğini vurguladı

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, konferansta bölgede acilen kalıcı ve kapsamlı bir barışa ihtiyaç olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu barışa destek verdiğini vurguladı. Çavuşoğlu ayrıca Filistin topraklarında işgâlin sona ermesi ve egemen bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının da bölgede barış için önemli olduğunun altını çizdi.

Ortak oturumun dışında AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile Libya, Malta, Katar ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla temaslarda bulunan Çavuşoğlu’nun, hem ilgili ülkelerle ikili ilişkileri hem de bölgesel konuları ele aldığı bildirildi.

Filistin ve İsrail arasında ilişkileri yeni bir düzeye taşımak ve çıkmaza giren müzakereleri tekrar canlandırmak amacıyla düzenlenen Ortadoğu Barış Konferansı Fransa’nın başkenti Paris’te Pazar günü başladı. Konferansın 9 yıldır İsrail-Filistin sorunu çerçevesinde bu düzeyde düzenlenen ilk konferans olma özelliğine sahip olduğu ifade ediliyor.

Konferansa 70 ülkeden heyet katılıyor. Filistin tarafı konferansı memnuniyetle karşılarken, İsrail tarafı ise konferansın kendilerine karşı olduğunu dile getiriyor.

BMGK’da kabul edilmişti

Mısır tarafından geçen Aralık ayında BMGK’ya sunulan ve daha sonra yine Mısır’ın talebi üzerine ertelenen oylama, bu defa karar tasarısına destek veren Yeni Zelanda, Malezya, Venezuela ve Senegal tarafından Konsey’e getirilerek oylanmıştı.

Mısır’ın geri adımı, ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump ile Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi arasındaki görüşmenin ardından gelmişti. Trump, Mısır’ın BMGK’da oylamaya sunacağı karar tasarısının İsrailliler açısından âdil olmadığı gerekçesiyle Obama yönetimini karar tasarısını veto etmeye çağırmıştı.

İsrail’in işgâli altındaki Filistin topraklarında yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini “derhâl ve tamamen” durdurmasını talep eden karar, 14 oyla BMGK’da kabul edilmişti.

Şimdiye kadar BMGK’da İsrail’e yönelik eleştirilerin karşısında duran ABD, oylamada kararı veto etmek yerine ilk kez çekimser kalmıştı.

Donald Trump Twitter hesabında, görevinin başlayacağı tarihe atıfta bulunarak, “20 Ocak’tan sonra BM’de işler farklı olacak” ifadelerini kullanmıştı.

İsrail’in BM Dâimi Temsilcisi Danny Danon da kararın, “barış olasılığına hayır demek olduğunu” iddia etmişti.

İsrail devlet radyosunun haberine göre, BMGK’da İsrail tasarısına “evet” oyu veren tüm ülkelerin büyükelçileri Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, tasarının kabul edilmesinden Obama yönetimini sorumlu tutmuştu.

Kaynak: AA, Al Jazeera

Bir Cevap Yazın

*