Yenikapı Ruhu veya Sevâdü’l-A’zam..

Abdullah Muradoğlu

Abdullah Muradoğlu

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi "Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi" bölümü mezunu. 15 yıldan uzun zamandır basın camiasının içinde yer aldı. 1997 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi Haber Merkezi'nde özel haberler, dizi yazıları, araştırma yazıları, röportajlar, tarih sayfaları ve köşe yazıları yazdı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Röportaj Dalı'nda ödüle layık görüldü. Biyografi alanında dört kitap yayınladı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendi.

10. yüzyılın Türkistanlı alimlerimizden merhum Hakim es-Semerkandî, İslamiyet’in Kur’an ve Sünnet’in akılcı yorumuna dayanan temel inanç umdelerini anlattığı meşhur kitabına “Sevâdü’l-A’zam(Büyük çoğunluk)” adını vermişti. Maveraünnehir havzasında yaşayan ahalinin imân ve kafa birliğinin sağlanmasında önemli rol oynayan bu kitap “Büyük Çoğunluğun Kitabı” olarak anılıyor. Ecdadımız bin yıldan fazladır, “Sevâdü’l-Azam”da dile getirilen itikadî çizgiye hep sadık kaldı. Bugün de bütünleyici, toparlayıcı, uzlaştırıcı bu çizgiye ne kadar ihtiyacımız olduğu gün gibi ortadadır.

“Yenikapı Mitingi”, milletimizi perişan etmekten başka bir amaca yaramayacağı aşikar olan kökü dışarda “15 Temmuz”daki hain darbe girişimine karşı Büyük Çoğunluğun refleksini simgeliyor. Ülkemiz bir uçurumun kenarından döndü ama tehlike nihai olarak atlatılmış sayılmaz. Hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye’yi kafeslemek isteyen uluslararası şer güçler daha başka yeni tuzaklamalar yapmayı deneyeceklerdir. Sonuçları itibariyle bakacak olur isek “15 Temmuz”, devleti ve milleti ani bir şoklama darbesiyle hareketsiz hale getirmek, böylece niyet ettikleri operasyonu gerçekleştirmeyi amaçlayan korkunç bir tezgahtı. Oyunu tezgahlayanların atladıkları tek önemli ayrıntıysa milletimizin ferasetiydi. “CIA”in psikiyatri laboratuvarlarında üretilen zehirli tohumlar, beyinleri yıkanmış zavallı bir güruhu hainleştirmişti ama geride kaya gibi sağlam duran “Sevâdü’l-A’zam”ın bulunduğunu akıl edemediler.

Hain Darbe nihai amacına ulaşmadı ama devlete, millete, kurumlara ve bilhassa silahlı kuvvetlere büyük hasarlar verdi. Dini kisveye bürünen şebekenin toplumsal değerlerimizi zedelediği de bir vakıa. Bütün bu maddi ve manevi hasarlar süreç içerisinde elbette giderilecek, bazı kurumlar yenilenecek, bazıları da formatlanacaktır. Bundan sonra yapılması gereken ilk iş ise “Sevâdü’l-A’zam”ı daha da güçlü kılmaya, adaleti ve eşitliği sağlamaya yönelik iktisadî ve hukukî atılımları gerçekleştirmek olmalı.

Değişen dünya koşullarıyla birlikte bölgemizi kasıp kavuran yıkıcı kaos ortamı önümüzdeki süreçte ister istemez ülkemizi bazı önemli kararlar almaya zorlayacak görünüyor. Bu kararların alınmasından evvel “Sevâdü’l- A’zam”ın üzerinde birleştiği değerlerin öne çıkarılarak berraklaştırılması gerekiyor. İktidar ve muhalefet partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, kanaat önderlerimiz ve münevverlerimiz milletin koruyucu çatısını oluşturacak olan büyük değerler konusunda yeni fikirler seslendirmelidirler.

Uzun bir süredir sivil ve yeni bir anayasa yapılması gerektiği tartışılıyor. “15 Temmuz direnişi”, bu konuda da yüreklendirici, hızlandırıcı rol oynayabilir. Büyük çoğunluğun sesi “Yenikapı Ruhu” olarak tarihe geçti. Yeni Anayasa da “Büyük Çoğunluğun Anayasası” olmalı. Anayasa, büyük çoğunluğun bütün renklerini kapsayacak temel değerlerle mücehhez kılınmalı. Devlet kurumlarında “ehliyet, liyakat ve millete sadakat” esas alınmalı. Bu ülkede yaşayan herkesin Devletin kendi devleti olduğuna gönül rahatlığıyla kanaat getirmesi halinde çözülemez zannedilen birçok mesele kolayca çözülecektir.

Anayasa her şeyden evvel bir “itimat sözleşmesi”dir. İtimat bir millet için, bir halk için çok önemli ve çok büyük bir güç kaynağıdır. Biz bu güçle “Çanakkale”yi geçilmez yaptık, bu güçle “Milli Mücadele”yi kazandık. “Selçuklu”, “Osmanlı” ve “Cumhuriyet” olarak devam eden tarihsel yürüyüşümüzü de keza bu güce borçluyuz. Biz bu güçle ülkemizin önüne konulmak isteyen yeni bariyerleri de yıkar geçeriz.

Bir Cevap Yazın

*