Suriye Değerlendirmesi

Burhan Kavuncu,gelinen süreci değerlendiren bir Suriye değerlendirmesi yaptı.

Gözden kaçanlar:

1- Savaş başlamadan önce İran İhvan’a ve diğer muhalefete birlikte olmayı teklif etti, muhalefetin tümü İran’ı reddederken Batı blokunu tercih etti. (Kaynak: Suriye ihvan
yetkilileri)
2- Savaş devam ederken İran 3 defa ihvana işbirliği teklif etti, İhvan görüşmeyi dahi reddettiğini övünerek açıkladı. Çünkü desteği Batı’dan bekliyordu.
3- Muhalefet Türkiye ve Katar tarafından örgütlenirken sürekli Batı desteği hesaplandı, B.Galyon, G.Sabra, Gassam Hito gibi kişiler Batı ile anlaşarak lider yapıldı.
4- ÖSO komutanlığına başından beri Baas vasıflı satılık adamlar getirildi, bunlar emperyalistlerle alenen görüşmeler yaptılar,
5- Muhalefet Esed’i devirmek için sürekli, Batılı devletler ve Arap liginin oluşturduğu Suriye’nin Dostları ile toplantılar yaptı.

Türkiye ‘İslamcıları’ bunların hiçbirine itiraz etmediler, aksi yönde telkinde bulunmadılar. Hatta müzakere girişimlerini reddetme ve Batı’dan silah isteme konularında utanmadan öncülük ettiler. Müzakerenin alternatifinin Batılı devletler olduğunu bile bile.
Baştan itibaren emperyalist vesayeti tercih eden bir stratejinin sonu farklı mı olacaktı? İran elbette ‘büyük ve tarihi’ tecrübesi ile bunları aşmalıydı ve Esed karşıtı bir çizgi oluşturmalıydı, o da ulus devlet ve mezhep sınırlarını aşamadı.
Hepimize yazıklar olsun diyorum, Allah’ın laneti bu asırda yaşayan Müslümanlara yağmaktadır.

Benim yazdığım 5 maddenin dördü dünyanın gözü önünde oldu.
Birincisini bize anlatan İhvan yetkilisinin şahitleri var. Gerekçeleri ise “başka türlü Batı bize yardım etmez” oldu.
Onları destekleyen arkadaşlarımın gerekçesi de “başka çareleri yok n’apsınlar”, “İran’ın ipiyle kuyuya inilmez” idi.
Batı’nın ipiyle kuyuya indiler. Her defasında uyardık, ama anlamak istemediler.
Batılılardan dost olmayacağını şimdi anlıyorlar ama, dürüstçe özeleştiri yapmak yerine sağa sola saldırmayı tercih ediyorlar.

Rusya’nın, İran’ın müzakere tekliflerini elinin tersiyle itenleri daha sonra Kerry ile, Mc Cain ile bir tek ben mi gördüm.
Hem iç savaş isteyip hem de savaşın acılarından şikayet etmek nasıl bir iki yüzlülüktür?

Lütfen ucuz eleştiriler yapmayın, ön yargılı olmayın, yazılanları önce bir okuyun, Allah’tan korkun.
Kimseye bağlı değilim, İran’ı ve mezhepçiliğini kimsenin eleştirmediği zamanlarda eleştirdim.
Suriye konusu bir fitne olduğu için uzak durmaya çalışıyorum. Ama seyrek de olsa gerçekleri 2011 sonundan itibaren paylaştım.

Bir önceki paylaşımdaki gerekçelere bakınız.

İrancılıktan, mezhepçilikten, milliyetçilikten olduğu gibi NATO’culuktan da teberri etmekten kaçınmayalım.

Bir Cevap Yazın

*