‘Bu paralarla kaç milyon kişi makarna yiyecek, nankör olmayın’

Sözcü Gazetesi yazarı Murat Muratoğlu’nun “Elektrik çarpsın ki..” başlıklı köşe yazısı şöyle.

“AKP’nin parti amblemi ne? Ampul! Ampul neyle yanıyor? Elektrik! İşte o elektrik partiyi ayakta tutuyor lakin faturası bizi çarpıyor! Parası şirketlerin kasasına akıyor.
Şirket demişken, şu şansa bakın ki yapılan 21 elektrik dağıtım ihalesinin 16’sını AKP’ye yakın işadamları alıyor. Faturaları da onlar kesiyor.

* * *

Bu yıl elektriğe yüzde 8.8 oranında zam geldi. Adamlar 2017’nin son faturasına direkt ekledi! Hâlbuki 1 Ocak’tan itibaren denilmişti! Enerji Bakanlığı duymadı, görmedi, işitmedi!
Yine de faturalar açıklanandan daha fazla yükseldi! Sorsan belli ki; “Biz sadece elektriğe zam dedik, faturada alınan diğer kalemler elektrik değil ki” diyeceklerdi.

* * *

Yaklaşık 51 liralık elektrik kullanıyorsan, 27 lira dağıtım-iletim ve kayıp-kaçak bedeli, 22 lira da vergi… Üçlü priz gibi… Ödeyeceğin fatura 100 lira etti! Kullandığın çarpı iki! Faturanın içerisine TRT payı, enerji fonu, sayaç okuma bedeli yediriliyor! Elektrik faturalarıyla TRT payı kisvesi altında bizden 1 milyar liraya yakın para toplanıyor! Diriliş Ertuğrul dizindeki atı benim paramla kim yemliyor?

Sayaç okuma bedeli nedir yahu? Okuma o zaman, sayacımı ben okuyup sana bildireyim. Senin işe aldığın memurun parasını neden ben ödeyeyim?

Bakkala gittin, yarım kilo peynir ne kadar dedin, 25 lira dedi ve ekledi; Bir lira da fiyat okuma bedeli… Dersin, herhalde kafayı yedi! Şirket para almak için bile para keser mi?

İşin öylesine cılkı çıktı ki, yatırım harcamaları bile abonelere “enerji fonu” adı altında fatura ediliyor. Yani şirketle, vatandaş ortak yatırım yapıyor, parayı şirket topluyor. E hani ortaktık?

Yıl 2013… Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. 387 milyon dolara özelleştirildi. Özelleştirilirken bölgenin kayıp-kaçak oranı yüzde 71.4’deydi. Dört yıl geçti. Kaçak-kayıp oranı yüzde 71.8’e yükseldi! Şirket örnek gösterdi; sayaç bağlamaya gittiklerinde “kaçak elektrik kullanmayacaksak elektriğimizi kesin, elektrik istemiyoruz” diyenler varmış. Aralarında pazarlıklar başlamış!

* * *

Şirketin bölgesindeki köylerde yıllardır elektrik var, kayıtlı abone yok! Bölgedeki her 10 kişiden 7’si beleşe kullanıyor elektriği… Peki, niye kesmiyor? Şirket için fark etmiyor!
O faturasını ödeyen bizim gibi saflardan cayır cayır yapıyor tahsili… Arkadaş, ben elektrik borcunu bir gün geçirsem kapıda görevli… Hayırdır diyorum ama belli ki kesmeye geldi! Kestiği falan da yok! İşlemi yapacak, bir sonraki ay 25 lira kesme-bağlama parası yapıştıracak!

* * *

Sistem, Türkiye’yi 21 elektrik dağıtım bölgesine ayırıyor. Tamamının kayıp-kaçak oranları hesaplanıyor. Bu bedel tüm abonelerin hesaplarına bölünerek yansıtılıyor. Eğer tahmin edilen kayıp-kaçak oranından azını gerçekleştirirse, fazla para şirketin kasasına akıyor.
Neyse konuyu kapatın ve yaz saati nedeniyle sabahın kör karanlığında kalkın. Işıkları yakın, daha çok elektrik kullanın. Bu paralarla kaç milyon kişi seçim öncesi makarna yiyecek onu hesaba katın. Nankör olmayın!”

Bir Cevap Yazın

*