Londra’ya Müslüman belediye başkanı

Bundan bir ay önce “Londra’da otobüs şoförü bir Müslüman’ın oğlu Sadık Han ile, Sterlin milyarderi bir Yahudi’nin oğlu Zac Goldsmith Londra Belediye başkanlığına aday olsalar, hangisi kazanır?” diye bir soru sorsaydım, basının Yahudiler hakkında abartılı bütün haberleri, yılanlı vadide her taşın üzerinden baş kaldıran yılanlar gibi, şuur altımızın bütün kıvrımlarından başkaldıran korkularımız “Yahudiiii kazanııııır” diye bağırmaya başlardı.

Yıllardır yazılarımda dünya genelinde yükselen değerin İslam olduğunu yazmaya devam ederken bir çok arkadaşım “Nasıl bu kadar iyimser olabiliyorsun?” diyorlardı.

Avrupa’nın başkentlerinde verdiğim konferanslar sonrası gördüklerim ve duyduklarımdan bir kısmını bu sütunlarda yazdım.

Avrupa halkının çoğunluğu Müslümanlarla iş ve ev komşulukları yaptıklarından basında çıkan İslam’a fobi haberlerine hiç itibar etmediklerini görüyor ve duyuyoruz.

Basınla ile politikacılar da halktandırlar ama onlar düşündükleri gibi konuşmuyorlar ve yazmıyorlar.

Tam inandıklarının zıddını yazarak Müslümanları kötü göstermeye çalışıyorlar ama başarılı olamıyorlar.

Buyurun, Londra örneğini en az 5 kadar Üniversitemizde mastır ve doktora tezleriyle araştıralım.

İsrail devleti ve ajanları bütün gücüyle Yahudi adaya destek olmak için Londra’dalar.

Amerikan Yahudi lobileri Londra’dalar.

Londra’da Muhafazakar parti ve onun çizgisindeki basın-yayın organları onlarla beraberler.

Dünya ekonomisini elinde tuttuğu iddia edilen Yahudi zenginlerin hışmından korkan Hristiyanlar da Müslüman otobüs şoförü Sadık Han’ı karalamak için her türlü yalanı attılar ama başaramadılar. Ve onların iddiasına göre radikal İslamcıların avukatlığını yapan Sadık Han isimli bir Müslüman Pakistanlı 05.05.2016 günü yapılan seçimle Londra Belediye Başkanlığını kazanıyor.

Hem de öyle bin oy, iki bin oy, on bin oy farkıyla değil dört yüz bine yakın oy farkıyla kazanıyor.

Hollanda’da verdiğim bir konferans öncesi selamlama konuşması yapan Belediye Başkanı da Faslı bir Müslümandı.

Yıllar önce İngiltere’de Doçent olan bir tanıdığım, “İngiliz gençler, dünyevi zevklerin peşinde olduklarından Üniversitede kalmayı tercih etmiyorlar. Şu anda Üniversitelerde öğretim üyesi olanların çoğunluğu İngiltere dışından gelenlerdir ve bunların çoğunluğu da Pakistan, Hindistan, Malezya ve Afrika ülkelerinin en zeki çocuklarıdır” demişti.

Biz, dinimize düşman olanların planlarını okumak, yazmak ve yaymak ve körpecik beyinlerimizi korkutmak yerine insanlara neyi sunacağımızı Allah’ımızın kitabından, sevgili peygamberimizin sünnetinden öğrenip hayatımızda uygulayarak göstersek daha etkili oluruz.

İnsanlar, iki kulağıyla duyup öğrendiğini gözleriyle de görmek istiyor.

Bir cevap yazın

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.