Mahmut Toptaş

Mahmut Toptaş

Yazarın sitemizdeki makalelerine bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Mavi Marmara ve 15 Temmuz Ana Darbe Davasına şahitlik edince gördüm ki…

Düşürülen Mavi Marmara davasının ve 15 Temmuz Ana Darbe Davasının bir kısmına şahitlik edince gördüm ki, bu mahkemeler bizim mahkememiz değil. Bu mahkemeler Türk mahkemesi değil, AİHM mahkemesi. Onca şeyden sonra hâlâ AB’nin peşinde koşanların, aşağılık komplekslilerin, korkakların, “Daha gücümüz yok”çuların, “Şimdi sırası değil”cilerin mahkemesi. Bu mahkemeler mazluma, davacıya sürekli “Onlar da bunu istiyor zaten” […]

PKK iç savaş çıkartmak için vuruyor

Geçen hafta bugün PKK İstanbul’u Beşiktaş’ta vurmuş 46 kişiyi katletmişti, geride 166 yaralı bırakmıştı.
Bu sabah Kayseri’de saldırdı, izne çıkan 14 silahsız asker şehit oldu, 56 yaralı var.

Bu saldırı, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra PKK’nın gittiğini ilan ederek terör eylemlerine başlamasından itibaren gerçekleşen 18’inci intihar bombacısı saldırısı oldu.

Güvenilmez müttefikler..

Geçen yazımda müslüman halklar arasındaki duygusal kopuşların yol açtığı dramatik sonuçlara değinmiştim. “İran-Irak savaşı”yla “Halepçe katliamı”nı da örnek vermiştim. Her iki örneğin detaylarına indiğimizde bir başka gerçeklik daha karşımıza çıkıyor. Bu gerçeklik, emperyalist güçlere bel bağlayan politikaların çürüklüğüdür. İki isim üzerinden gideceğim: Yevgeni Primakov ve Peter Galbiraith. Ülkelerinde kritik görevler ifa eden iki ismin tanıklıkları […]

Ne dans etmeyi biliyor, ne Kur’an-ı Kerim okumayı

Yüzmeyi öğrenmemiş, yabancı dil hak getire, erişte dökmeyi geçtim marketten aldığı makarnayı kaynatamayan, eline tornavida almamış, bir müzik enstrümanına dahi dokunamayan, bir paragraf özgün metni hatasız yazamayan, milyonlarca ‘eğitilmiş’ hatta akademiye gitmiş genç… Ne dans etmeyi bilir ne Kuran okumayı… Ne spora yatkın ne bir disipline bağlı.. Bindiği aracın lastiği patlasa, tamirci Odasındaki ampül tükense […]

1971’de Vehbi Koç’un evinde Fuat Doğu’yla!

Türkiye’nin 15 Temmuz’da maruz kaldığı gâvurluk bizi de başka konularda yazı yazmaktan alıkoyuyor. Dolayısıyla daha çok paralel gâvurların başındaki FETÖNYAHU nam suretâ insan görünümündeki belhüm edall kişi üzerinde durmak zorunda kalıyoruz haliyle. Bu şerefsiz kişi olmasaydı da belki böyle birgâvurluğa her halükarda maruz kalacaktı Türkiye. FETÖNYAHU olmasa da belki böyle bir darbe teşebbüsüne maruz kalacaktık! […]

ABD Irak’ta istikrar istiyormuş!

Biliyorsunuz birkaç gün önce koalisyon güçleri Musul harekâtını başlattı. Musul’da başlatılan harekât üzerine bilen bilmeyen herkes ahkâm kesmeye de başladılar! Harekâtın amacı neymiş efendim? Ne olacak, ABD Irak’ta birazcık olsun bir istikrar temin ve tesis etmeyi amaçlıyormuş! Ha, Amerika’da bir de ne istiyormuş? Ne isteyecek efendim, Amerika DAEŞ’li katiller ordusunun Musul’dan temizlenmesini hedefliyormuş Musul’a başlatılan […]

Fuller’in kızı Ankara, Ankara’nın kocası Ruslan!

FETÖNYAHU nam zatın koruyucu ve eğiticilerinden bahsediyorduk. Türkiye’deki en önemli koruyucularından biri Kasım Gülek, diğeri İshak Alaton! Kasım Gülek ismini zikredince hemen CIA ismini de zikretmek gerekiyor! Kasım Gülek CIA ajanı anlamına gelmiyor bu cümlemiz! Bilenler biliyor CIA Kore’de Moon isimli bir tarikat kuruyor. Ve Kasım Gülek bu tarikatın ilk Türkiye temsilcisi! CIA ve Türkiye […]

Graham Fuller 1964’te girdi “Gülen kare”ye!

FETÖNYAHU olarak tesmiye ettiğimiz ABD’de ikamet eden paralel gâvurun hayatı açısından önemli bazı isimler var: Sırasıyla Esat Keşşafoğlu, Kasım Gülek, Yaşar Tunagür, Graham Fuller, Fuat Doğu, İshak Alaton isimlerini ilk etapta sayabiliriz. Bu isimlerin bir kısmı FETÖNYAHU için öğretmen işlevi görürken, bir kısmı koruyucu ve yönlendirici işlevi gördüler! Hem öyle bir koruyucu ki, Eski Türkiye’nin […]

Cumhuriyet kimin iradesi?

Hazır Lozan tartışmaları başlamışken meselenin kökenine doğru bir yolculuğa çıkmayı deneyelim. Meselenin kökenine doğru seyahati deneyeceğiz, ama Lozan Antlaşması’nı tartışmayacağız! Lozan’ın hezimet mi, zafer mi olduğu konusuna da girmeyeceğiz! Lozan’ın hezimet mi, zafer mi olduğu baktığınız yere göre değişir çünkü! Lozan’a eğer “Misak-ı Millî” nokta-i nazarından bakarsanız hezimetin dik alasıdır. Hatta 9 Eylül 1922 tarihinden […]

Lozan hezimet değilse çeviriyle ilgili maddenin antlaşmada ne işi var?

Türkiye’de ne yazık ki halen birçok alanda gündemi de, tartışmayı da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan belirliyor. Tartışmayı başlattığı, gündemi belirlediği bazı meseleler ne yazık ki doğrudan tarihçilerin, doğrudan aydınların alanına giren meseleler. Tartışmanın Cumhurbaşkanımız tarafından başlatılması, yine gördüğümüz ve şahit olduğumuz gibi ne tarihçilerin, ne de aydınların birazcık da olsa yüzlerinin kızarmasına vesile olmuyor. […]

İstiklal savaşı verdiğimiz perdelenmek isteniyor

Bu topraklar bin yılı aşkın süredir Türkleri tanıyor, Türklere aşina. Malazgirt’ten, Sultan Alparslan’dan önce de bu topraklarda vardık. Malazgirt ise bu topraklarda devlet olarak varlığımızı gösterdiğimiz, devlet olarak bu topraklara mührümüzü vurduğumuz tarihtir. Devlet olarak bu topraklara mühür vurmamızın üzerinden de neredeyse bin yıl geçti. Devlet olarak en azından bu topraklardaki varlığımız 15 Temmuz’da maruz […]