‘İstismar’ tasarısında görüş ayrılığı

Cinsel istismar düzenlenmesi hem toplumsal tartışmaları başlattı hem de AK Parti içinde bu konudaki görüş ayrılıklarını ortaya çıkardı. Ortaya çıkan tabloya göre AK Parti çizgisine yakın kadınlar ve kadın kuruluşları düzenlemeye tepkili, erkekler ise tasarıyı savunuyor.

“Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçunda, mağdur ile failin evlenmesi durumunda fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya ceza infazının ertelenmesine imkân veren düzenleme yapılmaktadır.”

Bu, 17 Kasım gecesi Meclis Başkanlığı’na sunulduğu günden bu yana Türkiye’nin tartıştığı ve altına AK Parti’li vekillerin imza attığı önergenin gerekçesi.

Düzenleme Türkiye’de birçok kesim tarafından eleştirildi. AK Partili veya AK Parti’ye yakın isimler arasındaki görüş ayrılığı ise dikkat çekti.

Aralarında, pekçok konuda hükümete yakın çizgide bulunan köşe yazarlarının da olduğu kadınlar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yönetiminde olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve bazı siyasetçiler altında sadece erkek vekillerin imzası bulunan önergeye tepki gösterdi. Ancak Başbakan Binali Yıldırım ve AK Parti’nin bazı önemli isimleri düzenlemeyi savundu.

Bu görüş ayrılığı, hükümete yakın gazetelerin sayfalarından sosyal medya platformu Twitter’a da yansıdı. Başbakan Binali Yıldırım, 18 Kasım günü kendisine konuyla ilgili gazetecilerin kendisine sorduğu soruya, “Yaşı tutmayan, erken yaşta evlenenler var, yasaları bilmiyorlardır, çocukları oluyor, baba hapse gidiyor, çocuklar yalnız kalıyor. Bir seferde bu mağduriyetin giderilmesine yönelik bir çalışmadır. 3 bin ailenin mağduriyeti gideriliyor, olay bundan ibaret.” yanıtını verdi. Ancak biraz daha ayrıntılı konuşmak için 21 Kasım Pazartesi sabahı partisinin kadın milletvekilleriyle bir araya geldi.

KADEM: Sakıncalı, eksik, çıkmazları var

Konuyla ilgili AK Parti kanadında kadınların tepkisini yansıtan en önemli açıklamalardan birini KADEM yaptı. KADEM’in açıklamasının önemini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın derneğin yönetiminde olması daha da artırıyor. Açıklamada, konuya ideolojik çekişmeler dışında bakıldığı ve yapılan düzenleme için “sakıncalı”, “eksik” ve “çıkmazları” olan bir düzenleme olduğuna vurgu yapıldı. KADEM’e göre, “resmiyet kazanmamış birlikteliklerden doğan mağduriyetlerin giderilmesi için yeni düzenlemeler yapılabilir ama bu yolla değil.”

“Düzenlenmekte olan tasarıda; ‘failin’ tanımının yeterince anlaşılır ve kamu vicdanını rahatlatacak nitelikte yapılmamış olması en büyük eksikliklerden biri olarak görünmektedir. Keza tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda cinsel istismar suçunu işleyenlerin, güç, nüfuz vb. imkanlar ile mağduru ve çevresini etki altına alması ve mağdur ile evlenme yoluna giderek serbest kalmasının önü açılacaktır. Öte yandan mağdurun ise bu baskı altında erken yaşta zorla evlilik yapması ve bu evliliği sürdürmeye mecbur kalması kuvvetle muhtemeldir. Yine bu tasarı ile suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında görülen davaların af ile sonuçlanacak olması ve yasanın yürürlük süresinin belirlenmemiş olması da tasarının sakıncalarındandır. Tasarının en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun ‘kendi iradesi’ nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.”

Böhürler: Toplumsal caydırıcılık kaybolur

KADEM, ayrıntılı bir şekilde itirazlarını kamuoyuna duyurdu. Sosyal medyada bu açıklamayı kullanlar arasında AK Parti’li kimlikleriyle bilinen kadın yazarlar da vardı. Onlar arasında tepkisini en hızlı ortaya koyanlardan biri Ayşe Böhürler. KADEM’in açıklamaların sosyal medya hesabından paylaşan Böhürler, bununla da yetinmedi. Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında AK Parti’nin okumak isteyen genç kızlar için yaptığı çalışmaları anlattı, hatta bunların bir çoğuna Emine Erdoğan’ın öncülük ettiğine vurgu yaptı.

“Hal böyleyken bugün Meclis’e gelen yasa yukarıda saydığım bütün geçmiş icraatların ve hafızanın ruhuna aykırıdır. Şu an değişikliği istenen bu yasa çıkalı 12 yıl oldu. Şimdiye kadar Yargıtay kararları dahil olmak üzere toplumsal olarak böyle bir itiraz gündeme gelmedi. Geçmişe yönelik af içeren kanun değişikliği bu konudaki toplumsal caydırıcılığın kaybına sebep olacaktır. Diğer taraftan bu değişikliğin bir kerelik olması ve bundan sonrakiler için uygulanmayacak olması zaten bu düzenlemenin halen iktidar tarafından savunulduğunu gösterir. Yasal normlar toplumların isteğine uygun olarak onların yanlışlarına göz yummaz, toplumsal gelişmeye destek olur, olumsuzlukları törpüler. Bu af erken evlilikleri, zorla evlendirilme süreçlerini tetikler.”

Barbarasoğlu: İlk halinin savunulması izah edilemez

Fatma Barbarosoğlu da aynı gazetede benzer bir yazı kaleme aldı. Yasanın sunulan şekliyle savunulmasının imkânsız olduğunu söyleyen Barbarosoğlu, yazısının satır aralarında AK Parti’nin yasa yapım süreçlerinde aksaklık gördüğüne de vurgu yaptı.

“Aklın yolu birdir. Vicdan, kalp ile akletmenin ilk basamağıdır. Yasa taslağının ilk halinin savunulması, izah edilmeye çalışılması imkansız. Neden imkansız? 3000 kişinin ve ailelerinin hayatının kurtarılmasını sağlamak üzere düzenlendiği iddia edilen yasa, uzun vadede genç kızların hayatını cehenneme çevirecek, sapkın kişilerin hayatını kolaylaştıran bir kanun maddesine dönüşebilir.

Yasaları sabahtan akşama, ikindiden yatsıya acele bir şekilde çıkarma alışkanlığından vazgeçmemiz gerekiyor. Fakat, toplumsal duyarlılığı adaletin diline tercüme edecek birincil sorumluluk hükümettedir. Hükümet yasa tasarısı oluştururken, yeni düzenlemenin getirebileceği toplumsal açmazları bütün yönleri ile ele almak zorundadır.”

Bülent Turan’ın CHP tepkisi

Bunlar, kadınların cephesinden gelen ve dikkat çeken bilgiler. Ancak AK Parti içinde yasayı savunan önemli isimler de var. Sosyal medyada ilk anda tepkiler yayılmaya başladıktan sonra CHP’yi eleştiren AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, onlardan biri. Değerlendirmesini sosyal medya üzerinden yapan Turan, tepkisini düzenlemeyi eleştiren CHP’li vekillere gösterdi. Turan, bir örnekle düzenlemenin bazı mağduriyetleri de giderdiğini söyledi.

Bir diğer isim ise bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlığını yapan, daha sonra milletvekili seçilen Aydın Ünal oldu. Ünal da değerlendirmelerin gerçekler üzerinden yapılmadığını savundu. Ünal düzenlemenin tecavüz suçunu kapsamadığını ısrarla vurguladı.

Bozdağ: Tecavüzcüler yararlanamaz

Şu ana kadar konuyla ilgili yapılan en önemli açıklamayı ise, yine Twitter” üzerinden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ yaptı. Bozdağ “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkânı getirilmemiştir. Cebir, tehdit, hile ve idareyi sakatlayan başka bir nedenle işleyenler (tecavüzcüler) bu düzenlemeden yararlanamaz” dedi.

Hükümete yakın medyanın duruşuna dair bir örnek ise bugünkü Star Gazetesi. Böyle bir düzenleme yapılmamasından mağdur olduğu belirtilen kadınların “Severek evlendik, bizi ayırmayın” sözlerini manşetine taşıyan gazete hukukçuların görüşlerine de yer verdi. Haberin manşeti ise düzenlemeyi eleştirenlere tepki niteliği taşıyor, “İstismar siyasetine yargı isyanı”.

 

Bir Cevap Yazın

*