Elçinin ‘hack’lenen hesabından çıkan ‘Türkiye mailleri’

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington büyükelçisi  Yusuf el-Uteybe’ye ait olduğu iddia edilen ve bazı hacker gruplar tarafından  yayınlanan e-postalar, Büyükelçinin İsrail yanlısı Demokrasiyi Savunma Vakfı  (FDD) ile yakın ilişki içinde olduğunu ve Türkiye ile Katar’a karşı ortak politikalar geliştirmeye çalıştıklarını gösterdi.

AA

Büyükelçi Yusuf el-Uteybe’nin e-posta hesabını ele geçirdiğini savunan  bir hacker grubu, Büyükelçiye ait olduğunu öne sürdüğü bazı postaları ABD’li  medya kuruluşları “The Intercept, HuffPost ve The Daily Beast”e gönderdi.

Söz konusu medya kuruluşları hacker grubunun Rusya uzantılı bir mail  adresi kullandığını ve kendilerini daha önce Demokrat Parti’nin maillerini ele  geçiren grupla bağlantılı gösterdiğini belirtti.

The Intercept, hackerların ya Rus olduğunu ya da kendilerini Rus gibi  göstermek için bu bilgileri verdiklerini yazdı.

Bu kuruluşlarda yer alan ve Büyükelçiye ait olduğu öne sürülen  e-postalarda el-Uteybe’nin İsrail yanlısı FDD’nin CEO’su Mark Dubowitz ve Kıdemli  Danışmanı John Hannah ile sık sık yazıştıkları görülüyor.

Bu yazışmalarda iki tarafın da Arap Baharından endişe ettikleri,  Katar’ın Müslüman Kardeşler ve Hamas’a verdiği desteği “teröre destek” olarak  yorumladıkları ve bunun için önlem alma ve Amerikan politikalarını etkileme  hedefi güttükleri anlaşılıyor.

Dubowitz’den el-Uteybe’ye bu yıl 10 Mart’ta gönderildiği iddia edilen  bir mektupta, BAE ve Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren uluslararası bazı  firmaların İran’da da iş yapmayı planladıkları belirtilerek söz konusu  şirketlerin isim listesi gönderiliyor.

Mektupta Dubowitz, “Daha önce konuştuğumuz gibi bu hedef listedeki  şirketler seçim yapmak durumunda.” ifadelerine yer veriyor.

El-Uteybe’nin FDD yetkililerine gönderdiği iddia edilen bazı  e-postalarda Mısır’daki darbeyi “devrim 2.0” olarak adlandırdığı, Sisi  yönetimindeki ordunun hükümeti zorla düşürmediğini, tersine sokağa çıkan halkın  taleplerine cevap verdiğini savunuyor.

Yine Büyükelçinin gönderdiği iddia edilen bir mektupta, Ortadoğu’da  ılımlı olarak sadece BAE ve Ürdün kaldığını, ABD’nin aşırılıkçılara karşı bu  ılımlı ülkeleri desteklemesi gerektiğini öne sürüyor.

E-postalarda Türkiye ile ilgili bölümler de yer alıyor

Yusuf el-Uteybe’ye ait olduğu iddia edilen e-postalar arasında  Türkiye’yle ilgili bölümler de yer alıyor.

Bunlardan birisi 15 Temmuz’daki FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili.

“FDD ve BAE’ye karalama makalesi” konu başlıklı bir postada, FDD’nin  kıdemli danışmanı John Hannah’ın, “Merhaba Büyükelçi. Size bir makale yolluyorum.  Orta büyüklükte bir Türk gazetesi, FDD ve BAE’yi bazı başkalarıyla birlikte  Türkiye’deki darbenin arkasındaki komplocular arasında zikretmiş. Sizinle  birlikte anılmaktan onur duydum.” ifadelerini kullandığı görülüyor.

Bir başka e-postada ise, FDD’nin Müslüman Kardeşler üzerine Mayıs  başında düzenlediği bir toplantının notları yer alıyor.

Söz konusu postada FDD CEO’su Mark Dubowitz, ABD Temsilciler Meclisi  Dışişleri Komisyonu Başkanı Ed Royce’a “Türkiye’nin önemli bir NATO müttefiki  olduğu göz önüne alındığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerimizde doğru  yaklaşım nedir? Türkiye’yi kaybetmenin ABD için birtakım stratejik sonuçları  olur. Değişim görmek için Erdoğan’a karşı sertleşmemiz mi gerekiyor?” diye  sorduğu görülüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Washington ziyaretine de  atıf yapılan e-postada,

“-Kendi değerlerimize sahip çıkacağımızı açıkça ifade etmeliyiz.  Korumalarının geçen hafta burada sebep olduğu şiddet kabul edilemez.

– Sosyal medya, televizyon, radyo vs. medyada bir platformumuz olmalı  ve bu platformda Türkiye’de hak ve özgürlüklerin durumu hakkında tartışmalar  düzenlenmeli.

– (Türkiye’de) Özgürlüğün olmamız gerektiği ölçüde güçlü ve net bir  savunucusu olmadık.”

Bir diğer yazışmada ise 11-14 Haziran tarihlerinde FDD’nin BAE devlet  yetkilileriyle gerçekleştirmeyi planladığı bir konferansın gündem maddeleri  tartışılıyor:

“Türkiye’deki gelişmelerin değerlendirilmesi

– Erdoğan’ın başkanlığının doğuracağı sonuçlar

– Erdoğan’ın bölgedeki rolü ve hedefleri

– Kürt Meselesi

– Türkiye’nin zikredilen ülkelere yönelik politikaları

– ABD ile BAE’nin, Türkiye’yi daha iyi davranış sergilemeye  yönlendirmek ya da mecbur etmek için atabileceği adımlar

– Siyaset, ekonomi ve güvenlik açısından kullanılabilecek araçlar”

Bir Cevap Yazın

*