Ekonomik/Politik Yükselişin Lacivert “Damat“lığı

Güven Akıncı

Güven Akıncı

1971 Malatya doğumlu. Gazi Üniv. İktisadi Bilimler Fakültesi mezunu. Gazeteciliğe 1994 yılında Yeni Şafak gazetesinde muhabir olarak başladı. Selam, Ülke, Vakit, Yeni Şafak, Sabah, Gerçek Hayat, İsviçre Post, Star Gazetesi gibi gazetelerde yazıları yayınlandı. Evli ve iki çocuk babası. Ticari ve sosyal faaliyetlerinin yanında yazmaya devam ediyor.

Çanakkale Harbi`nin genç ve başarılı miralayı Mustafa Kemal bey, çok istediği Sabiha Sultan ile evlenmiş olsaydı tarih nasıl akardı acaba? Sultan Vahdettin`in kızı, Sabiha Sultan bu hırslı Osmanlı Subayı`nın evlilik teklifini kabul etseydi, tarihimizde bir Atatürk figürü olur muydu?

Ya da?

Sultan Abdulmecid`in torunu Naciye Sultan ile evlenen Enver Paşa`nin biricik aşkına bir mektubunda “ Cengiz`in, Timur`un tacını tahtını hatta Istanbul`daki tahtı parçalarım senin icin“ derken; iç sesi politik bir ihtirası mı yoksa aşk sancısını mı fısıldıyordu?

Ya da?

Damat Ferit`in, Mediha Sultan ile izdivacı vatan hainliği yolculuğunun ilk durağı mıydı?

Geçtigimiz yüzyılın başlarındaki  kimi kırık kimi buruk bu aşk hikayeleri, aslında her dönemde ülke yönetiminin magazini aşan politik sıçrayış veya ayrıcalıklı kişi (Privilegien Person) örneklerinden sadece bir kaçı.

Bir Kariyer olarak, Damatlık!

Doğu-Türkiye`de( Türk ve Kürt nüfus)  çok yaygın olan akraba evlilikleri de, sosyo-ekonomik statünün devamı için mikro düzeyde “aile dizayn planlaması“ olarak görülebilir. Ailenin biriktirdiği ekonomik ve sosyal güç “eloglu“na gitmesin saikiyle, “uygun damat“ aile çevresinde, akraba ilişkilerinde aranmaktadır

Kadir Topbaş ve Bülent Arınç`ın damatlarının fetö soruşturmaları bağlamında önce tutuklanıp sonra da serbest bırakılmaları, Ak Parti kurucularından İhsan Arslan`ın damadına dokunulmamış olması her kesimde infial oluşturdu kuşkusuz.

İktidar partisinde önemli görevler ifa etmiş mezkur isimlerin damatlarına ayrımcılık-benzer şartlara haiz kimseler tutukluyken, parti tabanında bile ciddi eleştirilere konu olup “hukuk garibana mı işler?“ algısı oluşturmuştur.

 

Yakın tarihimizde içinde “damat“ olan mebzul miktarda dipnot mevcuttur!

Cumhuriyetimizin kurucu lideri Atatürk geride evlat bırakmamış olsa da, Milli Şef İnönü`nün damadı “milli damat“ namlı merhum Metin Toker o dönem taraflı gazeteciliğiyle muhalefetin tepkisini çekmiş, zaman zaman Paşa’nın baş ağrısı olmuştu.

Adnan Menderes`in kız evladı yoktu. Demirel, Ecevit, Erdal İnönü gibi liderler çocuk sahibi değillerdi. Her ne kadar Demirel kayın baba değildiyse de, Türk siyaset sahnesinde bir “Demirel`in damadı“ oldu ki, o da simdi de parlamento üyesi  bir isim olan İlhan Kesici.

Kader, damat konusunda en komik cilvesini belki de merhum Turgut Özal`a yaptı. Özal`ın kızı Zeynep sanki “Kızı bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya kaçar“ atasözüne paraf atarcasına müzisyen-davulcu Asım Ekren ile evlenecekti. Sanırım bu izdivaç uzun sürmedi.

Erbakan, Türkeş, Baykal, Davudoğlu ve Gül gibi siyasi liderlerin; devlet/ damat işlerini ayrı tutmaya gayret ettiklerini vurgulayalım.

Damat Albayrak mı, Bakan Albayrak mı?

Geçen hafta Enerji Bakanı Berat Albayrak`ın kardeşi Serhat Albayrak`ın yönettigi Sabah gazetesinde, Mahmut Över`in köşesinde ilginç bir kulis okuduk. Tayyip Erdoğan`ın tekrar partisinin başına gelmesiyle, beklenen kabine değişikliği Övür`ün kulisine göre “Başbakan Yıldırım ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında ekonomi yönetimine Ali Babacan ile mi Berat Albayrak ile mi devam edileceği“ noktasındaki “küçük“ fikir ayrılığı nedeniyle geciktiği yönünde.

Malum, Berat Albayrak Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`in büyük kızıyla evli. O bir damat. Kendisi kabine üyesi. Hırslı, iddialı gözü pek bir genç imajı çiziyor. Orta tahsilinin bir döneminde, fetullahçı okullarda okuduğu biliniyor olsa da, 15 Temmuz alçak kalkışmasının olduğu gece Tayyip Erdoğan`ın yanında, Marmaris`teydi. Berat bey, Amerika tahsilli. Kuşkusuz ki, (doktora) diplomalı ve donanımlı. Amaaa…

“Mücadelemde yalnız bırakıldım“  cümlesini ağzından duyduğumuzdan beri Sayın Cumhurbaşkanı, damat Berat Bey`i hiç yanından ayırmıyor. Ak Parti`nin kuruluşundan beri var olan ağır topların damat Berat Bey marifetiyle tasfiye edildikleri de, sık konuşulan konular arasında Ankara`da.

Doğal olarak, gelişen bu algı Berat Albayrak`ın “damat mı bakan mı“ diye sorgulanması sonucunu doğuruyor. Anlaşılıyor ki, son yüz elli yılın en tartışılan “devlet damat“ı Berat Albayrak olacak gibi.

Damatlık, sadece siyasi hayatta değil çeşitli dini gurup veya cemaat/tarikat örgütlenmelerinde de rakiplere karşı avantaj sağlıyor genellikle. Türkiye`de bu mezkur yapılanmaların kimilerinde lider sonrası dönem damat riyasetinde yoluna devam etmiştir. Liderlik ettiği cemaati  ölümü sonrası sağlam bir “el“e teslim etmek isteyip, erkek evladı olmayan şeyh yada cemaat liderlerinin ilk akıllarına gelen damatları olmuştur.

Sosyal medyada son günlerdeki damat olayları ile ilgi hayli kreatif mizahi paylaşım gördüm.En çok hoşuma giden ile yazımızı tamamlayalım : “Dünya da damatlık, ahirette iman nasip et Allah`ım“

guvenakinci@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

*