Dünya Mültecileri Hakkında Anahtar İstatistikler

Avrupa ve ABD’ye göç eden mülteciler nüfusu nasıl etkiledi? Avrupalıların, AB politikalarına bakışı nasıl? ABD halkının mültecilere bakışı nasıl?

Birleşmiş Milletler 2000 yılında 20 Haziran gününü Dünya Mülteciler Günü kabul eden bir yasa tasarısını kabul etti. 2015 yılında 65.3 milyon gibi rekor bir sayıya ulaşan yurdundan edilmiş insan sayısı ( kendi ülkesi içinde ve dışında yaşayanlar toplam) ile birlikte Dünya Mülteciler Günü, ABD de dâhil olmak üzere çok sayıda insan alan ülkelerde yeni bir ehemmiyet kazandı.

ABD ve Avrupa’ya kadar ulaşan mülteci akımı ile ilgili bazı anahtar unsurlara göz atalım:

1

1) Suriye vatandaşlarının %60’ı evlerinden uzakta yaşıyor. 5 yıl önce Esed rejimine karşı başlayan ilk protestolardan bu yana milyonlarca Suriyeli mülteci durumuna düştü. 2011 yılında 1 milyondan daha az olan Suriyeli mülteci sayısı günümüzde 12.5 milyona ulaşmış durumda. Bu rakam komşu ülkelere göç eden Suriyelilerin yanında ABD Kanada ve Avrupa ülkelerinde sığınma hakkı bekleyenleri ve kendi ülkelerinin farklı bölgelerine göç etmiş kimseleri de içeriyor.

2) Ülke dışına göç eden Somalililerin sayısı yükselişte. Birleşmiş Milletler verilerine göre 1990 ve 2015 arasında Somali’de doğan ancak ülke dışında yaşayan insanların sayısı iki kattan daha fazla artışla (%136) 850 binden 2 milyona yükseldi. Buna karşın Somali nüfusu %71 gibi daha düşük bir artışla 6.3 milyondan 10.8 milyona çıktı. Birçok Somalili komşu ülkelerde ve ABD’de mülteci statüsünde yaşıyor. Ayrıca bazı Somaliler sığınma talebi ile Avrupa’ya seyahat ettiler. Avrupa’ya sığınma talep edenlerin çoğunluğunun mülteci statüsü onaylandı.

2
3) Avrupa’da neredeyse yarısını Afganların oluşturduğu sığınma talebindeki refakatçisi olmayan çocukların sayısı giderek artıyor. 2008’den bu yana yaklaşık 198.500 sığınma talebindeki refakatçisi olmayan çocuk Avrupa’ya girdi. Ayrıca bunların neredeyse yarısı (%48) 2015 yılında giriş yaptı. 2008’de refakatçisi olmayan çocukların verileri kullanılmaya başlanmasından bu yana refakatçisi olmayan çocukların sığınma talebinde bulunan mülteciler içindeki payı 2015 yılında %7’ye ulaştı.

4) 1 milyondan fazla göçmen Temmuz 2015 ve Mayıs 2016 arasında Avrupa ülkelerine sığınma talebinde bulundu. Bunun sonucu olarak 2015 yılının ortasından bu yana çeşitli Avrupa ülkelerindeki göçmen/yerli nüfus oranları dramatik bir şekilde artış gösterdi.

Ülke dışında doğanların nüfus içindeki payı en çok artan ülke İsveç oldu. Bu oran 2015 yılında %16.8 iken 2016 yılında %18.3’e yükseldi. Yine bu süre zarfında Norveç ve Avusturya’da da bu istatistikte %1’lik bir artış görüldü. Çok az sayıda sığınmacı kabul ettikleri için Fransa ve Birleşik Krallık’ ta daha küçük artışlar görüldü. Karşılaştırmak gerekirse Amerikan nüfusu içindeki göçmen payı son 10 yıl (2005-2015) içinde %1’lik bir artışla %13’den %14’e yükseldi.

3

5) Göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmak için izlediği rota sayısında da artış var. 2015 yılında yaklaşık 1.8 milyon kişi yasal olmayan yollarla Avrupa Birliği sınırlarını geçti. Bu rakam 2014 yılında 280.000 ve 2013 yılında ise 100.000 civarındaydı. Türkiye’den Yunanistan’a geçmek için – çoğunlukla Suriyeli, Afgan ve Iraklılar tarafından – kullanılan Doğu Akdeniz rotasını kullananların sayısı 2014’de 50.000 iken 2015’de 900.000’e yükseldi. İçlerinde İspanya’ya geçiş için kullanılan ve İtalya’ya geçiş için kullanılan Orta Akdeniz rotaları geçmiş yıllarda da olduğu gibi mülteciler tarafından çoklukla tercih edildi. Avrupa’ya 2015 yılında giren göçmenlerin çoğu aynı yılın sonraki aylarında mülteci statüsü kazanmak için sığınma talebinde bulundu.

5

6) Pew Araştırma Enstitüsü tarafından 2016 yılında 10 Avrupa ülkesinde yapılan gözlemlere göre Avrupa ülkelerinin çoğunluğu AB’nin mülteci sorununu ele alış şeklini tasvip etmiyor. Yunanlar (%94), İsveçliler (%88) ve İtalyanlar (%77) AB’nin durumu ele alış şeklinden memnun değiller. AB’nin meseleyi ele alış şekline en fazla destek verenler ise Hollandalılar (%31) oldu.

7) Geçtiğimiz 30 yıl içinde ABD’nin en çok göç aldığı ülkeler birkaç kez değişim gösterdi. Vietnam ve Kamboçya’dan gelen göçmen akını ile birlikte ABD’ye göç eden insan sayısı 1980 yılında 210.000 gibi bir sayı ile en yüksek seviyesine ulaşmıştı. 90’lı yıllarda ise Sovyetler Birliği’ndeki siyası karışıklık ve Kosova’daki soykırım sebebiyle Avrupa’dan ABD’ye büyük bir göçmen akını gözlenmişti. 2001 yılında Vatanseverlik Kanunu’nun kabulü ve ABD’nin yıllık olarak kabul ettiği göçmen sayısının düşürülmesi ile beraber ABD’ye 2002 ve 2003 yıllarında 30.000’er kişiden daha azı göç edebildi. Ancak 2004 yılında Somalili mülteci akınıyla birlikte göçmen sayılarında yeniden bir artış gözlendi. 2008 yılında binlerce Myanmarlı ve Butanlı mülteci statüsü verildi. 2016 yılında ABD’nin kabul ettiği 40.000’den fazla göçmenin çoğunluğunu Myanmar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Somalililer oluşturuyor.( ABD yasalarına göre mülteci tanımının ve mülteci kabul sürecinin Avrupa’dan farklı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.)

7

8) Büyük mülteci kabulleri Amerikan halkı tarafında nadiren hoş karşılanıyor. 2015 yılının Kasım ayında Paris’teki IŞİD saldırılarından sonra Bloomberg Politics tarafından yapılan bir ankete göre Amerikalıların %53’ü Suriyeli mültecilerin hiçbirinin kabul edilmemesi gerektiğini söylerken %11’lik bir kısım ise sadece Hristiyan olanların kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Geçtiğimiz birkaç 10 yıl bize Amerikan halkının – resmi hükümet politikalarından bağımsız olarak – savaş ve baskıdan kaçan mülteci kabullerinin karşısında durduğunu gösteriyor.

Pew Research tarafından hazırlanan bu analiz Taha Yasin Bülbül tarafından Mepa News okurları için tercüme edilmiştir.

 

Kaynak: Mepa News

Bir Cevap Yazın

*