Doğu Perinçek ve ekibi Erdoğan’a suikast düzenleyecek iddiası

ABD’li analist Michael Rubin, Doğu Perinçek ve ekibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast düzenleyebileceği iddiasında bulundu…

15 Temmuz’daki darbe girişiminin öncesinde darbe olacağını söyleyen ve darbe girişimini ‘tiyatro’ olarak niteleyen ABD’li analist Michael Rubin, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve ekibinin ya da mağduriyetler üzerinden intikam almak isteyecek grupların Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a suikast düzenleyebileceğini öne sürdü.

Diken.com’tr’de yer alan bilgide; 2000’lerde Pentagon’a ve başkan George W. Bush’a İran, Irak ve Türkiye konularında danışmanlık yapan Rubin’in geçen hafta American Enterprise Institute (AEI) için kaleme aldığı makale Türkiye’de epey ses getirmişti.

ABD’nin prestijli dergilerinden Newsweek’in de alıntıladığı yazısında Rubin şöyle diyordu: “Darbe girişiminin arkasında kim olursa olsun, Erdoğan saatler öncesinden durumdan haberdardı. Ama üçüncü bir darbe en şiddetlisi olabilir; pekala Erdoğan’ın hayatına da mal olabilir.”

Bu, Rubin’in Türkiye’de yaşanabilecek darbe girişimine dair ilk yazısı değildi. Geçen martta da Türkiye’de darbe olabileceği yönünde bir yazı kaleme almıştı Rubin. Yine AEI’de yayınlanan yazının ardından Diken’in sorularını yanıtlayan Rubin, şöyle konuşmuştu: “Geçen hafta yazdığım, darbe öngörüsü ya da darbeyi cesaretlendirici bir makale değildi. Varsayıma dayalı bir analiz yaptım, hepsi o kadar. Yani ‘Türkiye’de bir darbe olsa ABD’nin tavrı ne olur’ sorusunun cevabını aradım. Yazdıklarım karşısında verilen reaksiyon, spekülasyonların sinirlere nasıl dokunduğunu gösterdi.”

Rubin, Türkiye’de gerçekleşebilecek bir darbenin sonucunuysa şu sözlerle yorumlamıştı: “Darbeler, iyi etkileri çok nadir olan hareketlerdir. Kısa vadede etkileri olumlu olsa da uzun vadede yara ve kırgınlıklar oluşmasına neden olur. Ancak kendimizi kandırmayalım. Her ne kadar böyle bir yetkisi ya da isteği olmasa da Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyarsa demokrasiyi hançerlemiş olmaz. Çünkü halihazırda Türkiye’de demokrasi olduğunu söylemek mümkün değil.”

“ERDOĞAN’IN KENDİ DARBE GİRİŞİMİ”

15 Temmuz’dan önce sizinle konuştuğumuzda, Türkiye’de darbe olabileceğinden bahsetmiştiniz. 15 Temmuz’a baktığınızda gördüğünüz şey, o gün söylediklerinizle örtüşüyor mu?

O gün söylediklerim darbe savunuculuğu değil, genel bir Türkiye analiziydi. Yaşananlar yaptığım analizi doğruluyorsa, bu, söylediklerimin komplo teorisi olmadığını gösterir. Maalesef Türkiye’deki basın özgürlüğünün alt seviyelere çekilmesi, komplo teorileri üzerinden haber servis edilmesini tetikliyor. Erdoğan, medyanın bu seviyelere düşmesi ve her koşulda kendisini destekleyecek bir araç haline dönüşmesi için çok çalıştı. 15 Temmuz sonrasında yaşananları hatırlasanıza… Erdoğan, yalnızca Gülen’le bağlantısı olan gazetecileri değil, Gülen’le işi olmayan liberal gazetecileri bile tutuklattı. Bunun sebebi de çok açıktı: Erdoğan, darbe sonrasındaki kendi ‘darbe girişiminde’ düşmanı olan herkesi saf dışı bırakmaya çalışıyor.

AKP’ye yakın medya her fırsatta darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğunu yazdı. Bu konu hakkında ne söylersiniz?

ABD’nin darbe girişimiyle hiçbir ilgisi yok. Erdoğan’a yakın medya bunun aksini yazadursun, hükümetin ABD’ye sunduğu belgelerde yalnızca Gülen’in bu işte parmağı olduğu belirtiliyordu. Eğer Erdoğan ya da hükümet, girişimin arkasında ABD’nin olduğunu düşünüyorsa belgelerde neden yalnızca Gülen’den bahsettiler?

 “DÜNYA DARBENİN ARKASINDA ERDOĞAN’IN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR”

Siz de “Darbe girişiminin arkasında ABD olsaydı başarısız olmazdı” diyenlerden misiniz?

Darbe girişiminin başarısız olacağı çok açıktı. Eğer darbecilerin niyeti hükümeti devirmekse, askerler neden köprüyü trafiğe kapatıp, Meclis’i bombaladı? Daha önce Türkiye’de yaşanan darbelerde buna benzer şeyler gördünüz mü? O gece yaşananlar, 15 Temmuz’un bir Erdoğan senaryosu olduğu yönündeki şüpheleri akıllara getirmekten öteye gitmiyor. Türkiye’de 15 Temmuz’la ilgili‘izin verilen’ tek teori, girişimin ardından Gülen’in olduğu… Ancak dünya böyle düşünmüyor. Dünyanın geri kalanı, darbe girişiminin arkasında Erdoğan ve onun destekçilerinin olduğu kanaatinde.

Son yazınızda, Türkiye’de yeni bir darbe girişiminin daha olabileceğini söylüyorsunuz? Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

Aslında söylemek istediğim ‘yeni bir darbe girişimi’ değildi. Amacım, ‘yeni bir girişim’ demekti. Erdoğan’ı öldürmek için suikast girişimleri yapılabilir.

Nasıl yani?

Türkiye, tarihinde hiç olmadığı kadar bölünmüş ve kutuplaşmış durumda. Bu, Menderes dönemindeki ve 1970’lerdekinden dahi keskin bir bölünmüşlük. Türkiye’de Erdoğan’ı destekleyenlerin sayısı en fazla yüzde 50’dir. Erdoğan, arkasındaki ezici çoğunlukla ülkede barış ve istikrar olmadan da diğerlerini sindirebileceğini düşünüyor ancak yanılıyor. Erdoğan bu yöntemle diğerlerini marjinalize etmekten başka bir şey yapmıyor aslında. On binlerce insanı hapse tıkıyor, işten çıkarıyor, parasız bırakıyor, kendisi gibi düşünmeyen herkesi umutsuzluğa terkediyor. Tüm bunlar yaşanırken Kürt sorunu olduğu yerde duruyor, ülke ekonomisiyse giderek dibe vuruyor. Dolayısıyla Erdoğan tarafından marjinalize edilmiş birileri kalkıp ona suikast yapmaya yeltenebilir.

“ERDOĞAN’DAN İNTİKAM ALMAK İSTEYEBİLİRLER”

Peki, size göre hangi grup Erdoğan’a suikast yapma hazırlığında olabilir?

Perinçek grubunun Erdoğan’a suikast düzenleyeceği yönünde söylentiler var. Perinçek ve grubu, düşmanlarını temizletmek için Erdoğan’a destek veriyor gibi görünüyor. Tıpkı daha önce Erdoğan’ın, Gülen Cemaati ile birlikte önündeki engelledi ortadan kaldırmak için işbirliği içinde olması gibi. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, Türkiye tarihinde insanlar ve hareketler her zaman intikam almaya yeltenmiştir.

Güncel konulara gelecek olursak… Erdoğan, Musul operasyonuna katılma konusunda çok ısrarcı. Erdoğan’ın bu ısrarı, ABD ile ilişkileri nasıl etkiler?

Burada iki problem söz konusu. Birincisi, Musul bir Irak kenti ve hükümet Türkiye’nin operasyona dahil olmasını istemiyor. Erdoğan’ın geçenlerde dile getirdiği Lozan eleştirisinin sebebi de buydu zaten. Türk güçlerini, tarihi bahane ederek Musul kentine sokmak istiyor. İkinci sorunsa, Bağdat da Washington da Türkiye’nin IŞİD’i desteklediği konusunda hemfikir. Bu yüzden Türkiye’nin, örgütün Musul’daki liderlerinin kaçmasına yardımcı olmasını istemiyor.

Dün Kremlin sözcüsü, Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Rusya’nın Türkiye’ye hava savunma sistemi satması konusunda görüştüğünü açıkladı. Peki, bu tür bir alışveriş NATO’yla olan ilişkilerde gerginliğe neden olur mu?

Buna benzer bir kriz, Türkiye Çin’den füze almak istediğinde de yaşanmıştı. Erdoğan, zekice bir hamle yaptığını düşünebilir. Hatta kısa vadede Türkiye bu durumdan karlı da çıkabilir. Ancak uzun vadede bu tür hamleler Türkiye’nin itibarını olumsuz yönde etkiler. Erdoğan, bu tür hamlelerle Gülen’in iadesi için ABD’ye şantaj yaptığını sanıyor. Ancak anlamadığı bir şey var, o da ABD yargısının bağımsız olduğu.

Bir Cevap Yazın

*