Cumhurbaşkanı Erdoğan: Almanya teröre çanak tutuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın FETÖ mensuplarını iade etmemesiyle ilgili, “Almanya, biz sizin bu duruşunuzdan endişeleniyoruz. Siz şu anda teröre çanak tutuyorsunuz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan İnsan Hazineleri ”Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri” Ödül Töreni’nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimle iftihar ediyorum. Bu millet demir yığınlarına, F-16’lara, bombalı helikopterlere, tanklara, toplara, silahlara, 15 Temmuz gecesinde işte eşref-i mahluk olan insan göğsünü gerdi.” dedi.

Gençliğin bilgiyle hikmeti bir arada götüreceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk milleti 15 Temmuz’da sadece hürriyetine, inancına, bayrağına, ezanına, demokrasisine değil aynı zamanda hedeflerine de sahip çıkmıştır. Ama bundan rahatsız olanlar da olmuştur. Selalardan, ezan seslerinden rahatsız olanlar olmuştur, geçmişte de bunlardan rahatsız olanlar vardı. Onların uzantıları hala var, yarın da olacak, onu bilesiniz ama bütün mesele biz yolumuzda daim olalım ve kula kul olmayalım. Sadece Allah’a kul olalım.” ifadesini kullandı.

 “Eğer tehdit Suriye’den geliyorsa oradayız, Irak’tan geliyorsa oradayız”

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” dizelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprağın tarla, arazi, arsa olduğunu, vatan olması için kanla yoğrulması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim bu topraklarımız da şehit kanlarıyla yoğruldu, onun için bu topraklar vatan. Kimse bu vatan toprakları üzerinde operasyon yapamaz. Yaparsa işte Doğu’da, Güneydoğu’da olanları görüyorsunuz. Durmak yok. Şehidimiz var. Ama biz biliyoruz ki bu millet ‘Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.’ diyerek yürüyor dağlara. Zaten şüheda olmazsa o zaman vatan olmaz. Çanakkale böyle oldu, Kurtuluş Savaşı destanını böyle yazdık. Onlar olmazsa bunlar olmazdı. Bugünlere öyle geldik. Bundan sonra da öyle yürüyeceğiz. Ama buna inanarak yürüyeceğiz.

Kimse, yok paralel devletmiş, yok bilmem şöyle devletmiş, böyle devletmiş… Boşuna heveslenmesinler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bizim devletimiz yok. Bu devletimiz için de her şeyi vereceğiz ve şunu bileceğiz, bu duruş artık tehditleri kendi sınırlarımız içinde değil, doğrudan kaynaklarında karşılayıp bertaraf etme iradesini içeriyor. Onun için Suriye’deyiz, Irak’tayız. Oraya yerleşmek için değil, oralardan gelen tehditleri yerinde durdurmak için. Eğer tehdit Suriye’den geliyorsa, oradayız, Irak’tan geliyorsa oradayız.”

Erdoğan, “Artık kimsenin Türkiye’yi terör örgütleriyle, bölünme, parçalanma paranoyalarıyla oyalama imkanı kalmamıştır. Çünkü biz 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin mahiyeti ortaya çıktığında milletimizle birlikte şu kararı verdik, yaşayacaksak adam gibi yaşayacağız, öleceksek de adam gibi öleceğiz.” ifadesini kullandı.

“Almanya’nın FETÖ’nün arka bahçesi haline dönüşmesinden endişe ediyoruz”

Ülkeye ve millete haksızlık yapıldığında, saldırıldığında susmayı kendine yakıştıramadığını dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin, yakın zamanda verdiği bir notayla uzun süredir Almanya’da bulundukları bilinen ve haklarında arama kararı verilen FETÖ üyesi savcıların yakalanarak iadesini talep ettiğini hatırlattı.

Erdoğan, şunları ifade etti:

“Almanya Adalet Bakanı, Türkiye’nin bu talebi konusunda medyaya verdiği demeçte FETÖ üyesi savcıların kesinlikle iade edilmeyeceklerini söylemiştir. Bakana göre Türkiye ile Almanya arasındaki adli yardımlaşma sadece ağır suçları kapsıyormuş. Siyasi gerekçeler bunun dışında kalıyormuş. Üstelik bu kadarla da kalmamış Alman Bakan, terör örgütlerini destekleyen gazetelere yönelik operasyonları kastederek ‘gelişmeleri kaygıyla izliyoruz’ demiş. Şimdi biz de Almanya’nın bu yaklaşımını ve onun ürünü olan uygulamaları kaygıyla ve hatta dehşetle izliyoruz. Ey Almanya; Sayın Merkel’e ben 4 bin dosya verdim. Daha sonra İstanbul’daki son görüşmemizde ‘Sayın Şansölye, ben size 4 bin dosya vermiştim bu terör örgütleriyle alakalı, teröristlerle alakalı, Milli İstihbarat Teşkilatımızın. Bunların akıbeti ne oldu?’ dedim. Bana verdiği cevap enterasandı; ‘O dosyaların sayısı 4 bin 500 oldu’ dedi. ‘Demokratik bir ülkenin, Avrupa Birliği’nin önde gelen bir ülkesinin terör örgütü olarak kabul ettiği bu örgütün mensuplarını korumasını ben hala anlamakta zorlanıyorum’ dedim. Bu nasıl bir iştir. Şimdi kalkmışlar, hale bak; bize akıl veriyorlar, endişeleniyoruz. Almanya; biz sizin bu duruşunuzdan endişeleniyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın şu anda teröre çanak tuttuğunu ve bu terör belasının bumerang gibi kendilerini de vuracağına işaret ederek, “Türkiye olarak bizim sizden bir şey beklentimiz yok. Ama siz teröre yataklık yapmaktan dolayı tarih boyunca anılacaksınız. PKK, DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütlerinin mensuplarına yıllardır kol kanat geren Almanya’nın şimdi de ısrarla Feto’nun arka bahçesi haline dönüşmesinden dolayısıyla biz de endişe ediyoruz.” dedi.

Terör örgütlerinin akrep gibi olduğunu ve eninde sonunda dönüp kendini sırtında taşıyanı ısırdığını belirten Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

“PKK’yla, FETÖ’yle, DEAŞ’la, ırkçı örgütlerle mücadele etmek yerine, başka ülkelerin milli güvenlik hassasiyetlerini hiçe sayarak teröristlere kucak açan Almanya’nın akıbetini hiç de hayırlı görmüyorum. Şu anda teröristlerin barındığı önemli ülkelerden birisi haline gelmiştir Almanya. Bu kadar açık konuşuyorum. Halbuki bu ülkede Türklere yönelik çok sayıda ırkçı saldırı yapılıyor. Almanya’nın bu saldırıları önlemek yerine Türkiye’nin terörist olarak tanımladığı ve kendisinden istediği örgüt üyelerine sahip çıkmayı tercih etmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Şayet Almanya FETÖ’nün terör örgütü olduğu konusunda şüphe ediyorsa buyursunlar ülkemize gelsinler, 15 Temmuz’da bombalanan Meclis’imizi ziyaret etsinler, bombalanan Özel Harekat’ı gezsinler görsünler, Külliyemizin etrafında neler meydana geldi bunu görsünler. Gecenin şahitleri ile konuşsunlar. Şehitlerimizin yakınlarıyla, gazilerimizle bir araya gelsinler. Hala hastanelerimizde yatan bizim gazilerimiz var. Onlarla konuşsunlar. Öyle kalkıp da esip gürlemek, kusura bakmayın, onları bu ülke yutmuyor, yutmuyoruz ve yutmayacağız. Gereği neyse onu yapacağız.”

Bir Cevap Yazın

*